Make your own free website on Tripod.com

rehberlik.jpg

ANA SAYFA
KISISEL GELISIM VIDEO
OKS - SBS
MESLEKLER
ANNE - BABA VE GENÇLIK
VERIMLI DERS ÇALISMA TEKNIKLERI
BANKALAR
KURUMLAR
MEDYA
REHBERLIK LINK
UNIVERSITELER
SINAV KAYGISI VE BASA ÇIKMA YOLLARI

home_cover_3.jpg

Rehberliğin Anlamı : En geniş anlamında rehberlik bir insanın başka bir insana ya da gruba o insanın ya da grubun en iyi bir biçim de yaşamasına, insanların kendilerini gerçekleştirmelerine en elverişli yolları bulabilmeleri için yapılan yardımlardır.

 

 Genelde rehberliğin bireye doğru yolu gösterme işi olduğu sanılır. Oysa rehberlik tüm yolları gösterip, kendisine en uygun olanı yine kendisinin seçmesine yardımcı olmak esastır.

Rehberliğin yardımı bireye tek yönlü olarak doğrudan doğruya yapılan bir yardım değildir. Bu yardım ancak karşılıklı etkileşim sonucu gerçekleşebilir.

 

Rehberlik her türlü problemi hemen çöze bilecek sihirli bir güce sahip değildir. Yardımı almaya hazır ve istekli olunması önemli bir noktadır.

Sizi Bulunduğunuz Yere Getiren Yetenek Ve Zekanızdır.

Orada Tutacak Olanda Karakterinizdir.

                                                                      GS

İnsan bir mesleğin başarılı bir üyesi olursa saygınlık kazanır. Bu da sahip olduğu yetenekleri gerektiren, ilgi duyduğu etkinlikleri ( meslek görevlerini ) içeren bir mesleğin üyesi olmakla gerçekleşebilir.

a7930b498cfa5c4291a00f52r.jpg

Kendinize Engel Olmayın

 

1950"li yıllarda kamuoyunda; doktorların araştırmalarına dayanarak "bir mil dört dakikanın altında koşulamaz, bu insan fizyolojisi açısından mümkün değildir" yargısı vardı. Bu görüşler atletizmle uğraşan atletleri ve atletizm otoritelerini etkilemiştir. Atletizm otoriteleri ve atletler bu görüşün etkisinde kalarak bir mili dört dakikanın altında koşmayı hiç düşünmediler. Yarışmalarda bütün atletler artık rekor kırmak için değil sadece birinci olmak için koşuyorlardı.

Roger 1954 yılında yapılacak olan yarışa bir yıl kala bir mili dört dakikanın altında koşmak için hazırlanmaya başladı. Bu hedefine ulaşmak için tam bir yılı vardı. Bir yıl boyunca bütün fiziki çalışmalarını yaptı; ama Roger biliyordu ki bu yarışmada hedefe ulaşmak için sadece fiziksel antrenmanlar yeterli değildi. O her gün zihinsel antrenmanlar da yapmayı ihmal etmedi. Zihninde artık tek bir düşünce vardı: Hedefe ulaşmak. Hedef ise bir mili dört dakikanın altında koşmaktı. Bunun için bütün yolları deneyecekti. O, bu yarışa hazırlanmaya "Bir mili dört dakikanın altında koşacağım" diye başladı. Kendisine olan güveni tamdı. Zihninde hep bir yıl sonraki yarışı ve onun sonunda kıracağı rekoru düşünüyordu. Yarış başladığında tüm yarışçılar birinci gelmeyi düşünürken Roger rekora koşuyordu. Onun tek hedefi vardı, bir mili dört dakikanın altında koşmak.

Onu gerçekleştireceğinden şüphesi yoktu. Yarış Roger"in birinciliğiyle bitti. Onun için birinci gelmek önemli değildi. Skor borda yöneldi. Orada yazan rakam 3,59" du.

Roger başarmıştı. Bir yıl boyunca çaba sarf ettiği hedefine ulaşmıştı. Roger zaferi bedensel gücü ile değil, zihinsel gücü ile kazandı.

Roger"den sonra gelen birçok sporcu da zihnin gücünü keşfederek inanılması mümkün olmayan rekorlara imza attılar. Bir yıl içerisinde aynı rekoru 300 atlet kırmayı başardı. Artık sporcular inanılmazları gerçekleştirmenin formülünü %20 bedensel güç % 80 zihinsel güç olarak özetliyorlardı.

kadir1.jpg

KİŞİSEL ATALETİ YENMEK: SİZİ DURDURAN NE?

 

Kısa boylu ve zayıf bir genç yanında duran uzun boylu ve iri yapılı kuzenine dönerek “ben senin yerinde olsam, dünya ağır siklet boks şampiyonu olurdum” dedi.

Bunu duyan kuzeni dönerek şu cevabı verdi: “Seni dünya hafif siklet boks şampiyonu olmaktan alıkoyan ne?”

Hepimizin, fıkradaki genç gibi, kendi şartlarımızda elimizden gelenin en iyisini yapmak yerine, “başkalarının yerinde olsaydık” neler yapacağımıza odaklandığımız zamanlar olmuştur. Bizi böyle düşünmeye yönlendiren nedir?

Başarmak istediğiniz bir hedefi düşünün. Bu hedef ayda 3 kitap okumak, sigarayı bırakmak, aylık faaliyetlerinizi raporlamak ya da üniversite sınavını kazanmak olabilir. Hedefinize ulaşabilmek için neler yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. Bu yapmanız gerekenleri niçin yapmanız gerektiğini de biliyorsunuz. Isterseniz nereden başlayabileceğinizi ve işleri nasıl yapabileceğinizi de biliyorsunuz. Yapmamakla neler kaybettiğinizi, yaparsanız neler kazanacağınızı da biliyorsunuz. O işi yapmayı istediğinizi de düşünüyorsunuz. Ama yine de yapmıyorsunuz. Bir türlü ilk adımı atamıyor, eyleme geçemiyorsunuz. Yada eyleme geçtikten sonra yarı yoldan vazgeçiyorsunuz.

Hiç düşündünüz mü; sizi durduran ne?

Sizi durduran “atalet”tir.

Atalet fizik biliminde “eylemsizlik hali”, kişisel gelişim terminolojisinde “amaca yönelik eyleme geçmeme” demektir. Onlarca kişisel gelişim kitabı okuduğu halde, o kitaplarda anlatılanları uygulamayanların sorunu atalet içerisinde olmalarıdır. Yıllardır başarılı olmak için hayalller kuran, hedefler koyan, planlar yapan ama bir türlü ilk adımı atamayan kişilerin sorunu da atalet halinde yaşıyor olmalarıdır.


     Mümin Sekman

kadir.jpg

ASLA BİRİLERİNİN UMUDUNU KIRMA, BELKİ DE SAHİP OLDUKLARI TEK ŞEY O DUR.


Geleceğin Suçlularını Yetiştirmenin Kolay Yolu

 

 Daha küçükken çocuğa istediği her şeyi vermeye başla! Bu şekilde o herkesin onun geçimini sağlamak zorunda olduğunu inanacaktır.

 

 Kötü sözler söylediği zaman gül. Böylece o kendisinin akıllı olduğuna inanacaktır.

 

 Ona düşünmeyi ve beynini kullanmayı hiç öğretme. 21 yaşına geldiğinde kendisi karar versin diye bekle.

 

 Yerde bıraktığı her şeyi kaldır; kitaplarını, ayakkabılarını, elbiselerini, onun için her şeyi sen yap ki, o bütün sorumlulukları başkalarına yüklemeye alışsın.

 

 Onun önünde sık sık kavga et ki; bu sayede aile bir gün parçalanırsa o da o kadar şaşırmasın.

 

 Ona istediği kadar harçlık ver ki; hiçbir zaman kendi parasını kazanmanın ne demek olduğunu bilmesin.

 

 Yiyecek, içecek ve konforla ilgili bütün arzularını yerine getir ki; istediklerini her zaman elde etmeye alışsın.

 

 Komşulara, öğretmenlere, polislere karşı, daima onun tarafını tut ki; onların hepsine karşı peşin hükümleri oluşsun.

 

Bütün bunları ve buna benzerleri yaparak yetiştirdiğin O' nun, günün birinde başına gerçekten bir bela gelirse, kendinden özür dile ama onu felaket dolu bir hayata hazırladığın için kendine teşekkür etmeyi de ihmal etme.



You can e-mail us at:kadirekici@hotmail.com